
21.YÜZYILA GİRERKEN 26 YAŞINDAYIZ VE BİLİNMEYENİN PEŞİNDEYİZ.
Dünya 1980'li yıllardan itibaren 3. Endüstri çağı veya bilgi çağı olarak nitelendirilen bir döneme girmiştir. Bu sürecin en önemli özelliği, bilim ve teknolojideki çok hızlı değişim ile iletişimdeki hızdır. Özellikle elektrik, elektronik ve bilgisayar alanındaki gelişme hızı baş döndürücü boyutlardadır. İletişim hızı ve aygıtları dünyayı küçük bir köy durumuna dönüştürmüştür.
İleri teknolojilerin ekonomik, askeri ve eğitim alanında getirdiği yenilikler, ülkelerarası rekabeti hızlandırmaktadır. Ülkeler yalnız bir teknoloji yarışında değil, adeta bir teknoloji savaşı içindedirler. Ülkelerin etkinlikleri hatta bağımsızlıkları, bu yarıştaki konumlarına bağlıdır.
Bilginin üretilmesi, işletilmesi, iletilmesi, saklanması ve teknolojiye dönüşmesi de son derece hızlı olmaktadır. Bilgiye ulaşmak, genel olarak, son derece hızlı ve kolay olsa da stratejik bilgiye ulaşmak mümkün değildir.
Stratejik bilgi, bilgiyi üreten bir kaç ülkenin kontrolündedir. Bu ülkeler daha üst stratejik bilgi ve teknoloji elde edilmedikçe, mevcut stratejik bilgi ve teknolojiyi diğer ülkelerin kullanımına müsaade etmiyorlar, böyle bir bilgi ve teknolojiyi üretmek isteyen gelişmekte olan ülkeler'i de engelliyorlar.
Ülkemiz açısından baktığımızda bilim ve teknoloji açısından kendimizi iyimser bir yaklaşımla gelişmekte olan ülkeler statüsünde görebiliriz. İleri teknolojiler alanında iyi durumda olmadığı da bir gerçektir. Bilgi ve teknolojiyi transfer etmek yetmez, bilgi ve teknolojiyi üretmek gerekir. Bügünkü dünyada bilgi ve teknolojiyi üretmeyen ülkeler bağımsızlıklarını koruyamazlar. Bağımsızlıkla bilgi ve teknoloji üretimi arasında sıkı bir ilişki vardır. Bilgi ve teknolojiyi üretmeyen ülkeler, bunu üreten ülkelere bağımlıdırlar. Bu açıdan Türkiye'nin gerçek bağımsızlığı için bilgi ve teknolojiyi üretmesi gerekir. Türkiye'nin bilgi ve teknolojiyi üretebilmesi için kalifiye insan gücüne ihtiyaç vardır. Kalifiye insan unsuru eğitimle, üstelik de yaşam boyu bir eğitimle kazanılır.
UYGAR DEDİĞİMİZ ÜLKELERDE SİSTEMİN TEMEL TAŞLARI, MÜHENDİSLERDİR.
Ülkemizin teknolojik öncelikleri; Bilişim, İleri teknoloji malzemeleri, Biyoteknoloji, Enerji ve Uzay teknolojisi şeklinde sıralanmıştır.
Türkiye'nin bir gün bilgi ve teknoloji üreteceğine inanıyoruz. Onun için bugün hayal olarak addedilen ideallerimizin gerçekleşme mücadelesini, her şartta ve her ortamda sabırla ve inatla vermeye devam ediyoruz..
Bu duygu ve düşüncelerle, Türk milletine ve tüm insanlara sağlık, başarı, ve mutluluklar diliyoruz.
|
Şuayip BOZFAKIOĞLU |